Dünya halklarının hafızasında direnişin ve özgürlük arayışının simgesi olan Paris Komünü’nün yıl dönümü ve Uluslararası Politik Tutsaklarla Dayanışma Günü olan 18 Mart’ta, politik tutsakların özgürlüğü talebimizi her yere taşımaktayız.
Emperyalist devletlerin yeni bir emperyalist paylaşım savaşına hızla hazırlandığı, ABD emperyalizminin Venezuela’ya saldırısı ve Maduro’yu tutsak etmesinin ardından Küba’ya yönelik tehditler, ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve Ortadoğu’nun kana bulanması, Siyonist İsrail’in Filistin ve Lübnan’da süren soykırımcı saldırıları, Ukrayna-Rusya, Afganistan-Pakistan savaşları her gün yüzlerce insanı katlediyor. İnsan hakları ve uluslararası hukuk burjuva devletler için artık geçerli değildir.
Silahlanma yarışı ile silah tekellerine sağlanan yatırımların faturası halklara yoksulluk, sefalet, acı ve gözyaşı olarak dönerken, demokratik hak ve özgürlükler rafa kaldırılmaktadır.
Türkiye’den Hindistan’a, Filipinler’den Meksika ve Peru’ya, Avrupa’dan Afrika’ya kadar sömürgeci savaş ve işgallere, faşizme, ırkçılığa karşı, sömürüsüz, baskısız ve cins özgürlükçü bir dünya için mücadele yürüten politik örgütlenmeler, tasfiyeci saldırılara, işkenceler ve tutuklamalara uğruyor.
Dünyayı halklar hapishanesine çevirmek isteyen kapitalist devletler sürekli yeni hapishane inşalarıyla nüfusun önemli bir kesimini hapishanelere doldurmaktadırlar. Türkiye’de ESP ve diğer sosyalist kurumlara yönelik tutuklama saldırılarında sadece 3 Şubat’ta 82 kişi birden tutuklandı.
20-21 Aralık 2025’te Paris’te yapılan Uluslararası Politik Tutsaklarla Dayanışma Konferansı’nda buluşan 21 ülkeden katılımcılar, her alanda devrimci ve antifaşist harekete karşı süren baskıları ve deneyimleri paylaştılar. 44 yıldır ABD’de tutsak olan Mumia Abu Jamal, Filton 24 tutsakları, Ulm 5, Hanna, Macaristan’da tutsak Maja, Lübnan’dan Georg Abdallah, Filistin’den ve Avrupa’daki dayanışma hareketlerinden tutsaklar, İspanya’dan Grapo tutsakları, Yunanistan, Filipinler, Kamerun, İran, Meksika, Türkiye ve daha birçok ülkeden tutsaklar seslerini ve mücadele deneyimlerini paylaşarak, enternasyonal alanda birlikte mücadele kararı aldılar.
Burjuva devletler, hapishanelerde tecrit, hasta tutsakların tedavisini engelleme, tahliyeleri engelleme, iletişim yasaklarıyla politik tutsakları dış dünyadan koparıp iradelerini kırmak istemektedirler.
Politik tutsaklar, mücadelenin bu zor koşullarında da direnmekte ve devrimci ideallerini korumaktadırlar. Türkiye’de, Filistin’de, İran’da, Almanya’da, Fransa’da, İspanya’da, İngiltere’de ve daha birçok ülkede olduğu gibi, diğer eylem biçimlerinin yanı sıra Açlık Grevleriyle de direnmektedirler. Bedenleri esir olsa da yürekleriyle, düşünceleriyle, yazınsal üretimleriyle kavganın tam ortasındalar.
Sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya için emperyalist-kapitalist sisteme, faşizme, erkek egemenliğine, ırkçılığa, sömürgeciliğe karşı mücadele içinde tutsak düşenleri sahiplenmek, dışarıda aynı amaçlar için mücadele edenlerin ve demokratik hak ve özgürlüklerden yana olan herkesin görevidir.
Mektuplarımızla, kartlarımızla onların hücrelerine konuk olalım. Dayanışma eylemleriyle onların sesini dışarıya taşıyalım, maddi destekte bulunalım. Türkiye’de kitlesel tutuklama saldırısına uğrayan sosyalistler için TSP’nin yürüttüğü Kardeş Tutsak Kampanyası’na katılalım!
Politik Tutsaklara Özgürlük!
Yaşasın Enternasyonal Dayanışma!
Tutsakların Sesi Platformu (TSP)
15.03.2026

